< Geri
ibrahim ataç
 

İBRAHİM ATAÇ
Sevdi, sevildi; saygı duydu, saygı gördü...

Bağdatlıoğlu ailesinin çınarlarından biri olan İbrahim Ataç, 1 Mayıs 2011 pazar günü hayata veda etti. 79 yaşında vefat eden İbrahim Ataç, Süleyman ve Emine’nin 3 çocuğundan biri olarak 1932 yılında Kusera’da doğdu. Çocukluk çağını ekonomik ve sosyal hayatın çetin koşullarında geçirdi.

İbrahim Ataç, genç yaşta ormanda çalışırken baltayla ayağını kesti. Tedavisi Maçka’da o zamanın kısıtlı şartlarında yapılmaya çalışıldı, ama yarası daha kötü oldu. 1953 yılında Osman Ataç (Osman Usta) onu İstanbul’a getirerek Amerikan Hastanesi’nde tedavi ettirdi. Doktorlar bir yıl istirahat etmesini söyledi, ama o köye döndüğünde hemen çalışmaya başladı.

Yıllar sonra ayağındaki yara nükseder ve artık tedavisi mümkün olmayacak duruma gelir. 1964 yılında Trabzon Kemik Hastanesi’nde muayene olur. Bacağının kangren olduğu, kesilmek zorunda olduğu, kesilmezse bacağının kalçada itibaren kaybedileceği ifade edilir. 31 yaşında sol bacağı diz altından kesildi. Yaşamını protez ile sürdürdü.

Bacağını kaybetmesine rağmen hayata küsmedi. Çiftçilik ve havancılık yaparak hayatını sürdürdü. İbrahim Ataç son yıllarda yaşadığı sağlık sorunlarını çeşitli ameliyatlar geçirerek atlattı. Geçtiğimiz ocak ayında yeniden rahatsızlandı. Trabzon Numune Hastanesi ile Trabzon Fatih Hastanesi’nde meşakkatli ve yorucu bir tedavi süreci yaşadı.

İbrahim Ataç, hayatı boyunca insanlarla hep iyi geçinmiş, tanıdığı her insana yardım etmiş, hiç kimseye zarar vermemiş, alnının teri ile çalışıp hak ettiğini kazanmış, tertipli düzenli ve temiz yaşamayı ilke edinmişti.

Büyük küçük her insana saygı ve sevgiyle yaklaşan İbrahim Ataç, “Yaratılanı sevmek gerek yaratandan ötürü” sözüne sadık olarak yaşamış, çevresindekiler ve onu tanıyanlar tarafından da sevilmiş, sayılmış bir kişi olarak hayata veda etmiştir.

Mekanın cennet olsun İbrahim Amca

Erkan Ataç