Ana Sayfa Editörden Ziyaretçi Defteri Fotoğraf Galerisi Basında Kusera İletişim
Kültürel Değerler
Ziyaretçi Defteri
 

TİCARETİN ERBABI İBRAHİM GENÇ:
“Hep Dürüstlükle Kazandım...”

Bundan seksen yıl önce henüz çocukken babasıyla birlikte Kusera’da ticarete atılan İbrahim Genç, Maçka’nın en köklü tüccarlarından biri... İğneden ipliğe, kırtasiyeden beyaz eşyaya, hemşehrilerine uzun yıllar hizmet veren örnek girişimci İbrahim Genç, başarısının sırrını, “Hep dürüstlükle kazandım” diyerek açıklıyor...

Söyleşi: Hamit Aydın-Zeki Kar

Ormanüstü Köyünün en tanınmış simalarından biri kuşkusuz ömrünü ticarete veren insanlardan biri, ‘ticaretin erbabı’ ıbrahim Genç. Sevgili İbrahim Amca ile bu kez ıstanbul’da buluştuk ve onun 1930’larda başlayan ticaret hayatının tozlu raflarından ilginç anılarını dinledik. Seksen yıl öncesinin gaz, tuz ve çarıktan oluşan emtiasından, günümüzün elektronik cihazlarına uzanan alışveriş etkinliği... Cumhuriyetle birlikte başlayan aydınlanma eyleminin Kusera Köyündeki yankıları... İbrahim Genç’in günümüz girişimcilerine tavsiyeleri... İşte hoş bir sohbetten arda kalanlar.

İbrahim Genç 28 Ağustos 1920’de Kusera’da doğdu. Eski takvime göre 15 Ağustos 1336. “Babam nüfus kağıdımın kapağına sabaha karşı 3’te doğduğumu yazdı” diyor. Haticeoğlu İbrahim’in torunu, Ali’nin 4 oğlundan en büyüğü. Annesi ise Nasıfoğullarından. İlkokulun ilk üç sınıfını, o zaman sadece üç sınıf olduğu için köyde, 4. ve 5. sınıfı ise Maçka’da okudu.

“Allah kimseyi borçlu yapmasın”

İlkokuldan hemen sonra hemen ticarete başladığını söyleyen İbrahim Amca, Kusera’da evlerinin yanındaki dükkanda babasıyla birlikte çalışmaya başlamış. Çevre köylere de mal veren bu dükkanın başlıca emtiası ise gaz, tuz ve çarıktan oluşuyordu. İbrahim Genç, 1932’de başlayan ticaret hayatından çarpıcı anılarını da aktardı:

“Dağ köylerine mal verir, ardından da alacak tahsiline giderdim. Herkes borcuna sadıktı. Bir keresinde, Şimadiyoz’da bir müşterimiz, parasını hazır edemedi. Bana, “Efendi, parayı yapamadım sana şu danayı vereyim” dedi. “Olur” dedim, dananın döşüne elimi attım, “70 okka et var” dedim. O da “Efendi sen ne dersen o” dedi. Allah kimseyi borçlu yapmasın. Danayı 7 liraya aldım, 5 lirayı borcuna sayıp 2 lirayı kendisine verdim. Danayı kesince tam olarak 70 okka et çıktı.

Askerlik dönüşünde, dükkanını köyden Maçka’ya taşıyan İbrahim Amca, önce bir dükkandan oluşan ticarethanesini, zamanla büyüterek, manifaturadan bakkaliyeye, kırtasiyeden elektrikli aletlere kadar hizmet veren bir işletmeye dönüştürdü. Hesabını özenle tutan, sebat ederek özveriyle çalışan ıbrahim Amca, ilçenin en köklü tüccarlarından biri oldu.

Kasabadaki girişimine kardeşlerini de ortak eden 25 yaşındaki genç girişimci İbrahim Genç, o günleri şöyle anlatıyor:

“Maçka’daki dükkanı kardeşim Hasan 280 liraya Aynasız İsmail (ısmail Akın)’ dan aldı. Dükkan bugünkü yerdeydi. Önceleri sebze ve bakkaliye satıyordum. Sonradan kırtasiye, defter kalem oldu. İki yıl sonna yıkılıp yeniden yapılınca iki dükan aldım. Hasan celepçilik yapmak isteyince ayrıldı. Fahri ile beraber çalıştım. Biraz yukarıda bir tuhafiye ve bakkal dükkanı açtık. Rahmi’yi de yanımıza aldık, ama sebat emedi pek dükkana gelip gitmedi. Fahri’yi aşağıdaki dükkanda bıraktım. Bir yılda 25 lira kar yaptım. Fahri ise 6 lira zarar edince ayrılmak istedi. Yan taraftaki dükkanda ayakkabı işi yapmaya başladı. Bir dükkan daha aldım ve manifatura ilave ederek işi büyüttüm.”

“Maçka Rumluk’tu, nüfusu 6 bine düştü”

Yoksul bir Karadeniz kasabası olan Maçka’da o zamanlar Kusera’dan ticaretle uğraşan diğer kişilerin de Cafer Şalak, Ayşeoğlu İsmail ve İsmail Akın olduğunu fade eden İbrahim Amca, Maçka’nın Cumhuriyet’ten önce 12 bin nüfusu olduğunu, erkeklerin savaşlarda harcanması, Rumların da ilçeyi terketmesiyle bu sayının 6 binlere düştüğünü söylüyor. İbrahim Genç  o sıkıntılı dönemi, “Birinci Cihan Harbi’ne gidenlerin hiçbiri dönmedi, Yemen’de Çanakkale’de hepsi şehit oldu, diyerek anlatıyor.

İbrahim Amca Rumların Maçka’dan ayrılışını da şöyle ifade ediyor:

“Maçkanın üçte ikisi Rumluk’du. Atatürk 1922’de sürüp çıkardı, Maçka kaldı nüfussuz. İleri gelenler yetkililerden nüfus istedi. Tonya, Akçaabat, Yomra, Araklı, Sürmene, Çaykara ve Of’tan buraya yeni gelenler oldu. Maçka’nın kozmopolit bir halkı oldu. Livera’ya Oflular, Tonyalılar, Çeşmeler’e Çaykaralılar geldi. Hatta gelenlere iyi yerler verildiği için Mulakalılar, Boğoçlular darıldı. Köyde de Yasonlu, köyün eteği, Sanaya, Bale hep Rumluktu. Sanaya’da büyük kilise vardı.”

Çocukluğunda atın sepetinde yaylaya gittiğini anlatan İbrahim Amca, yaylada Rumların da bulunduğundan söz ediyor. Daha çok Trabzon’dan yaylaya dinlenmek için gelen Rumlar, Türkler’den yağ, peynir ve yumurta satın alırlarmış. Fırıncıklar denen yerde ekmek fırını, yaylada bakkal bulunduğunu söyleyen İbrahim Genç, bugünkü gerginliklerin yaşanmadığını dile getiriyor.

“Ticaretin ilkesi dürüstlük”

Ticaretin erbabı, 87 yaşındaki İbrahim Amca’ya sohbetimizin sonunda ticarette başarının sırrını da sorduk. Az sermaye ile çalıştığını bu yüzden büyüyemediğini söyleyen İbrahim Genç, ticaretin sırrının dürüstlük olduğunu belirterek başarısını şöyle anlatıyor:

“Fırsatçılık yapmadım, zamlı malı eski fiyatından sattım, çoğu kişi hayali envanter yaparken ben fiili envanter yaptım. Toplu igneleri bile sayardım. Dünle bugün arasında bir fark yok, ben dürüstlükle kazandım, dürüstlük ticaretin temel ilkesidir.”

Söyleşi tarihi: Aralık 2007

Ali ıhsan Genç-İbrahim Genç-Hamit Aydın-Emine Genç (Bulut)


Dernekten Haberler

Dernek Tüzüğü

Üyelik Formu

Duyurular
 
 


TRABZON MAÇKA ORMANÜSTÜ KÖYÜ SOSYAL DAYANI?MA VE TURİZM DERNEĞİ
Yeşiltepe Mah. 54/1 Sokak Zeytinburnu/İstanbul Tel: (0212) 415 01 68
Yayın Hakları Saklıdır. Bilgi ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.